#Hazırız
Pazar günü 29 Ekim 2023; Cumhuriyetimizin 100. Yıl dönümü. Heyecanlıyız. Gururluyuz. Ve hazırız. Bu ulu tarihi kutlamaya hazırız. Yüz yılda bir gelecek gün. Yüz yılda bir. Tabi ki merak ediyoruz: Devletimiz ne yapacak? Kurumlar nerede? Şu ana kadar ...
Pazar günü 29 Ekim 2023; Cumhuriyetimizin 100. Yıl dönümü. Heyecanlıyız. Gururluyuz. Ve hazırız. Bu ulu tarihi kutlamaya hazırız. Yüz yılda bir gelecek gün. Yüz yılda bir.
Tabi ki merak ediyoruz:
Devletimiz ne yapacak?
Kurumlar nerede? Şu ana kadar bir şey göremedik.
İktidar belli… Ya muhalefet? Onları da merak ediyoruz.
Bir Cumhuriyet 100 yaşına giriyor.
Üniversiteler sanki ne yapıyor? Sivil toplum ? Hangi büyük holdingden hangi somut proje geldi?
Yüz okul? Yüz yurt? Yüz öğrenciye tam burs? Yüz kütüphane? Fabrika?
Neyse….
Not edelim. Ulusal vicdanın hafızasında kalsın.
Bir halk kendi bayramını kutlar. Tahminen de bunun için resmi kutlamaya gerek yok.
Cumhuriyeti bize kim öğretti? Öğretmenimiz. Atatürk sevgisini? Annemiz, babamız.
Nesilden nesile aktaracağız.
Sonuçta Cumhuriyet bize miras. “Onu yaşatacak ve yükseltecek olan” bizleriz.
Ortak paydamız değil mi? Eşit vatandaşlığın teminatı. Ulus olmamızı sağlıyor. Topluluk değil halk, ulus.
Coğrafyanın zorluklarını görüyorsunuz. Suriye, Irak, Lübnan… ve Gazze.
Oysa bizim kendi yurdumuz var. Hepimizin ortak anavatanı. Ve Bağımsızlık. Cumhuriyetimizin karakteri. Bu ateş coğrafyasında çağdaş demokratik bağımsız Türkiye Cumhuriyeti 100 yıldır yaşıyor.
İşte bunu kutlamalıyız.
Farkına vara vara. Anlayarak. Manasına vararak. Değerini bilerek.
Kutlamak illa cümbüş değil ki. Şarkı/ türkü değil. Mesaj… Duruş.. Duyuş… İdrak…Birliktelik.
Tarih bize şunu öğretti;
Halk şayet sahip çıkarsa devletini yaşatabilir. Türkiye'de canlı bir damar var. Halkta
Bu ana damarı sürdürmek için siyasilere gereksinimimiz yok. Bu damar bu ruh bizde var.
Vatansız değilsem, sürgün değilsem öz yurdumdan; bunu Cumhuriyete borçluyuz.
Cumhuriyeti daima yaşatacağız. Ebediyen. O bizim ulusal kimliğimizdir. O bizim yuvamızdır. Kutluyoruz.
Bazıları geçiştiriyor. Olsun varsın. İnanmayan söyleyemiyor. Sırıtıyor. Yasak savanlar var. Ne yapalım? Anlamayan heyecanlanamıyor. Heyecanlanamayan kutlayamıyor. Kutlamayan yaşatamıyor. Biz inanıyoruz. Anlıyoruz. Heyecanlanıyoruz. Biz kutluyoruz.
Atatürk’e derin bir hasret içindeyiz. Ona karşı ödenemeyecek teşekkür hisleriyle dopdoluyuz. Minnettarız. Çok yaşa Cumhuriyetimiz. Ruhun şad olsun Ceddimiz.
Kodlarımızdaki O İnce Ayar: Bizi Tüm Dünyadan Ayıran Eşsiz Hallerimiz
02 Temmuz 2026
Türk İnsanı Son Yıllarda Neden Bu Kadar Mutsuz?
28 Haziran 2026
Ankara'daki öğretmen eylemine polis müdahalesi: Gözaltılar var
15 Haziran 2026
Adil Kurt'tan LGS ve YKS Adaylarına Kritik Tavsiyeler
12 Mayıs 2026
YTÜ Yıldız Teknopark Londra Ofisi Yeni Adresinde Faaliyete Başladı
12 Mayıs 2026
The Journal Analizi: TBMM'nin Küresel ve Ulusal Çapta Etkisi
23 Nisan 2026