Aziz Sancar
Aziz Sancar, DNA onarım mekanizmalarını hücresel düzeyde haritalandıran ve 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü'nü kazanan efsanevi Türk bilim insanı ve genetikçidir.
Aziz Sancar, hücrelerin ultraviyole (UV) ışınları ve kanserojen maddeler nedeniyle hasar gören DNA'sını nasıl tamir ettiğini ve genetik bilgiyi nasıl koruduğunu moleküler düzeyde haritalandırarak 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülen dünyaca ünlü Türk doktor, akademisyen ve biyokimyacıdır. Kuzey Carolina Üniversitesi (UNC) Tıp Fakültesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü'nde profesör olarak görev yapan Sancar, sadece hücre biyolojisinin sırlarını çözmekle kalmamış, kanser tedavilerinde kullanılan ilaçların saat kaçta verilmesi gerektiğini belirleyen sirkadiyen ritim (biyolojik saat) bağlantısını keşfederek modern onkolojinin kurallarını baştan aşağı dönüştürmüştür.
Mardin'den Teksas'a Bilimsel Bir Yolculuk
Aziz Sancar, 1946 yılında Mardin'in Savur ilçesinde, okuma yazma bilmeyen ancak çocuklarının eğitimine her şeyden çok önem veren sekiz çocuklu çiftçi bir ailenin yedinci çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Yokluklar içinde geçen çocukluğunda matematiğe, kimyaya ve futbola büyük bir tutku duymuştur. İlkokul ve lise eğitimini memleketinde üstün bir başarıyla tamamladıktan sonra, Türkiye'nin en prestijli eğitim kurumlarından biri olan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni birincilikle bitirmiştir. Tıp doktoru olarak Savur'da iki yıl sağlık ocağı hekimliği yapmış, ancak bilime olan doyumsuz merakı onu araştırmacı olmaya itmiştir. NATO bursuyla Amerika Birleşik Devletleri'ne, Johns Hopkins Üniversitesi'ne gitmiş, daha sonra Teksas Üniversitesi (UT Dallas) bünyesinde Dr. Claud Rupert'in laboratuvarına katılarak hayatını değiştirecek olan "DNA onarımı" (fotoliyaz enzimi) üzerine doktora çalışmalarına başlamıştır.
Nobel'i Getiren Keşifler: Nükleotid Kesip Çıkarma Onarımı
Sancar'ın bilim dünyasına yaptığı en büyük katkı, "Nükleotid Kesip Çıkarma Onarımı" (Nucleotide Excision Repair) mekanizmasını keşfetmesidir. İnsan hücreleri her gün güneş ışığı veya çevresel faktörler yüzünden binlerce kez DNA hasarına uğrar. Eğer bu hasarlar onarılmazsa hücre kanserleşir veya ölür. Aziz Sancar, hücrenin bu hatalı DNA parçasını tespit edip, onu bir makas gibi kesip çıkaran ve yerine doğru dizilimi yerleştiren o mucizevi enzimatik mekanizmayı molekül molekül haritalandırmıştır. Aynı zamanda, bakterilerde güneş ışığıyla çalışan ve DNA'yı onaran "Fotoliyaz" (Photolyase) enziminin nasıl çalıştığını kanıtlamış, bu keşifleri onu Nobel Kimya Ödülü'ne (Tomas Lindahl ve Paul Modrich ile paylaşarak) taşımıştır.
Biyolojik Saat ve Sancar Vakfı
Sancar, DNA onarımının hücrenin biyolojik saati (sirkadiyen ritim) tarafından kontrol edildiğini keşfederek tıp dünyasında yeni bir çığır açmıştır. Bu sayede kanser ilaçlarının günün hangi saatinde verilirse daha etkili ve daha az zehirli olacağı hesaplanabilmektedir. Nobel Ödülü'nü ve madalyasını Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e ithaf ederek Anıtkabir'e bağışlayan Aziz Sancar, eşi Gwen Sancar ile birlikte kurduğu Sancar Vakfı aracılığıyla Amerika'daki Türk öğrencilere barınma ve burs desteği sağlayarak ülkesinin geleceğini eğitim ve bilimle inşa etmeye devam etmektedir.