10 Temmuz 2026 — 20:12
Kültür Sanat

Turan Akbulut, Yeni Şeyler Söylemek Lazım İsimli Eserini Sundu

Kütahya'da eğitim veren Turan Akbulut, gençlere ahlaki ve toplumsal konularda rehberlik etmeyi amaçlayan kitabını okurlarıyla buluşturduğunu kamuoyuyla paylaştı.

Elif Su Atalay · 24 Mart 2026 — 12:54 · 3 dk okuma · 3,015 okuma
Turan Akbulut, Yeni Şeyler Söylemek Lazım İsimli Eserini Sundu

Eğitimci Kimliğiyle Öne Çıkıyor

Kütahya Simav Fen Lisesi bünyesinde öğretmen olarak görev yapan Turan Akbulut, çalışma hayatını farklı alanlarda da sürdürüyor. Millî Eğitim Bakanlığı çatısı altında faaliyet gösteren Materyal Geliştirme Genel Müdürlüğü birimine bağlı MEBİ Biyoloji ekibinde yer alan yazar, eğitim alanındaki tecrübelerini yazı dünyasına aktarıyor. Eğitim dünyasındaki birikimini edebiyatla harmanlayan yazar, öğrencileriyle kurduğu doğrudan iletişimin avantajlarını eserinin diline yansıtıyor. Hazırladığı Yeni Şeyler Söylemek Lazım isimli kitap, bireyleri sadece biyolojik bir varlık olarak değil; ahlaki, ruhsal ve sosyal boyutlarıyla bir bütün olarak değerlendiriyor.

Modern Hayata Karşı Bir İçsel Söyleşi

Yazar, ortaya koyduğu çalışmayı okuyucuya bir fikir dayatmaktan ziyade, modern yaşamın karmaşasına kapılıp kendi iç sesine sağırlaşan bireylerle yapılan samimi bir dertleşme süreci olarak nitelendiriyor. Günlük koşturmacanın içinde kaybolan insanların durup düşünmeye ihtiyacı olduğunu belirten eğitimci, eserinin bu içsel molaya aracılık etmesini umuyor. Bu edebi yolculukta düşünür Abdüsselam Semre'nin görüşlerinden oldukça etkilendiğini ifade eden Turan Akbulut, unutulmaya yüz tutmuş sabır, niyet, azim ve vefa gibi kavramları bugünün diliyle sadeleştirerek genç nesillere aktarıyor.

Pasif Bekleyişten Aktif Mücadeleye Geçiş

Kitabın iskeletini oluşturan mücadele olgusu, okuru eylemsizlikten sıyrılıp harekete geçmeye çağırıyor. Yazar, asıl mağlubiyetin skor tabelasındaki başarısız sonuçlarda değil, insanın çabalamayı bırakıp vazgeçtiği anlarda yaşandığını savunuyor. Günümüzün dijital bilgi bombardımanı altında yüzeyselleşen öğrenme biçimlerini eleştiren yazar, bilginin tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Sadece okumanın bilmeyi sağladığını ancak o bilgiyi hayatın içine katarak yaşamanın gerçek buluşu getirdiğini aktararak tecrübenin vazgeçilmezliğini vurguluyor. Kişinin ancak deneyimleyerek ve yaşayarak gerçek bilgeliğe, yani hikmete ulaşabileceğini dile getiriyor.

Geçmişin Kökleriyle Geleceğe Yürümek

İnsanların kendi kültürel ve manevi köklerinden uzaklaştıkça yönlerini kaybetme riski taşıdığını belirten Turan Akbulut, geçmişin sırta bindirilmiş ağır bir yük olarak görülmemesi gerektiğini anlatıyor. Tam tersine geçmişin, geleceği inşa ederken kullanılması gereken temel bir kılavuz olduğunu savunuyor. Toplumların ayakta kalabilmesi için kültürel hafızanın nesilden nesile aktarılmasının şart olduğunu belirterek, Mevlana'nın artık taze ve yeni sözler etmenin vaktinin geldiğini işaret eden felsefesinden ilham alıyor. Bu doğrultuda yazar, kadim değerleri kaybetmeden yarına sağlam adımlarla ilerlemenin yollarını okurlarına sunuyor.