02 Haziran 2026 — 16:41
Politika

Haşim Kılıç ve Hüseyin Çelik'ten Başkanlık Sistemine Eleştiri

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yeni başkanlık sisteminin Türkiye'de yarattığı derin problemleri açıkça anlattı.

Ali Kerem Yücel · 07 Nisan 2026 — 00:39 · 4 dk okuma · 744 okuma
Haşim Kılıç ve Hüseyin Çelik'ten Başkanlık Sistemine Eleştiri

Demokrasi Platformu tarafından organize edilen ve eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın yöneticiliğini üstlendiği etkinlik, siyasetteki yapısal sorunların tartışıldığı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. "Önce Siyaset Değişmeli" başlığıyla düzenlenen konferansta, geçmiş yıllarda iktidar partisi AKP içerisinde oldukça belirleyici görevler üstlenen iki önemli isim, mevcut idari yapıya ve yargı sistemine yönelik ciddi itirazlarını katılımcılarla paylaştı. Bu isimlerin geçmişteki siyasi rolleri, kamuoyuna yansıyan eleştirilerin ağırlığını daha da artırdı.

Haşim Kılıç: İfade Özgürlüğü Ciddi Yara Aldı

Geçmiş dönemlerde AKP'yi kapatılmaktan kurtaran kritik anayasa kararlarından birine başkanlık eden eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, toplantıda yargı bağımsızlığı ve düşünce özgürlüğü konularına kapsamlı şekilde değindi. 2010 yılında yapılan anayasa değişikliklerinden sonra toplumdaki özgürlük algısının giderek geriye düştüğünü savunan Haşim Kılıç, insanların artık dini inançlarını veya şahsi fikirlerini dışa vurmaktan büyük ölçüde çekindiğini belirtti. Düşüncelerin sadece insanın kendi içinde kalması gerektiğine dair baskıcı bir iklimin oluştuğunu anlattı.

Toplumun büyük bir kesiminin sorunları konuşmak veya eleştirmek yerine tamamen sessiz kalmayı tercih ettiğini aktaran deneyimli hukukçu Haşim Kılıç, vatandaşların adeta yasal bir hakmış gibi mecburen susmayı seçtiği bir sürecin yaşandığını vurguladı. Ayrıca, yerel mahkemelerin ve yüksek yargı organlarının temel hak ihlallerine karşı bazı kararlarda oldukça çekingen davrandığını hatırlattı. Bu durumun çözümü için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından alınan uluslararası kararların yerel mahkemelerce çok daha cesur ve net bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizdi.

Hüseyin Çelik: Partili Yönetim Anlayışı Türkiye'yi Geriye Götürdü

Siyasi hareketin kurucu kadrosunda yer alan ve hükümetlerde uzun yıllar eğitim alanında bakanlık koltuğunda oturan Hüseyin Çelik ise eleştirilerini doğrudan cumhurbaşkanlığı hükümet modeline yöneltti. Partili bir cumhurbaşkanının devleti yönettiği bu kendine has sistemin, Türkiye için büyük bir olumsuzluk kaynağı ve ağır bir tablo oluşturduğunu savundu. Mevcut düzenin ülkede bir yönetim krizine yol açtığını belirten eski bakan, yapının acilen revize edilmesi gerektiğini ifade etti.

Mevcut yönetim biçiminde makam sahiplerinin ve siyasi liderlerin güçlendikçe liyakat ilkesinden tamamen uzaklaştığını anlatan Hüseyin Çelik, devlet kademelerinde yetenek, birikim ve ehliyetin yerini koşulsuz itaatin ve mutlak sadakatin aldığını ifade etti. Devletin en üst makamında oturan kişinin, aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı sıfatını taşımasının siyasette derin bir eşitsizlik yarattığını belirten deneyimli siyasetçi, muhalefet partileriyle girilen günlük siyasi polemiklerde tarafsız cumhurbaşkanı kimliğinin ardına sığınılmasının hukuki ve ahlaki sorunlar doğurduğunu aktardı.

Sözlerinin devamında Hüseyin Çelik, Türkiye'nin anayasasında açıkça belirtildiği üzere gerçekten demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti normlarına dönmesi gerektiğine güçlü bir vurgu yaptı. Toplumdaki ekonomik adaletsizlikler, gelir eşitsizlikleri ve yoksulluk sürerken kağıt üzerinde sosyal devletten bahsedilemeyeceğini sözlerine ekledi. Konferansa katılan her iki önemli ismin de ortak vurgusu, ülkenin acilen kurumların bağımsız çalıştığı ve hukukun üstünlüğüne dayalı gerçek bir cumhuriyet modeline geçiş yapmasına duyulan ihtiyaç oldu.