25 Haziran 2026 — 16:37
Politika

Fehmi Koru: Açlık sınırı altındaki milyonlar tepkili ama esas tepkiyi onların yardımına koşabilecek olanlar vermeli

Fehmi Koru: Açlık hududu altındaki milyonlar yansılı lakin temel yansıyı onların yardımına koşabilecek olanlar vermeli

Editor · 27 Temmuz 2023 — 13:34 · 3 dk okuma · 0 okuma
Fehmi Koru: Açlık sınırı altındaki milyonlar tepkili ama esas tepkiyi onların yardımına koşabilecek olanlar vermeli

*Fehmi Koru

Geçen gün bir dost meclisinde uzun müddettir görmediğim iş dünyasından bir tanıdık, husus geçim ıstırabına gelince, “Bugünün Türkiyesi’nde geçim için 200 bin TL gerekli” deyince bende şafak attı.

Ne, 200 bin TL mi?

Devletten üst seviye vazifedeyken emekli olmuş, yüksekçe maaş alanlar ile yeniden yüksek maaşlı emekli milletvekilleri de, sohbetlerde, geçinme zorluğu çektiklerini söylüyorlar.

Herhalde doğrudur.

İyi de doğruysa ayda sadece 7 bin 500 TL maaş alan 9 milyon emekli ne yapıyor sanki?

Yüksek maaşlılar bile şikayet ediyorsa ayda 7 bin 500’den biraz fazla maaş alan emeklileri de düşünmek gerekiyor. Onlar da 6 milyon kişi.

Galiba emekli maaşıyla geçinenlerimizin yarıdan fazlası açlık sonunun altında, geri kalanının büyük kısmı de yoksulluk sonunun altında kalıyor.

Bana da her şey çok değerli geliyor. Yakın vakitlere kadar lüks sayılmayacak kimi keyif harcamalarım olabiliyordu, bir baktım, farkına bile varmadan bir birçoklarından vazgeçmişim, kimilerini da azaltmışım.

Hazırdan yiyor benim gibiler…

Ya hazırı bulunmayanlar ne yapıyor?

Çevremde herkes bu mevzu açıldığında “Allah onlara acısın” duasını etmekten öteye geçmiyorlar.

Nedense kimsenin aklına yoksul fukaranın – garip gurabanın yardımına koşmak gelmiyor.

Yardımına koşmak mı? Nasıl olacak bu?

Serzenişte bulunduğumda bazıları bana bu soruyu yöneltiyor.

Eskiden şimdikine emsal durumlarda, birtakım hamiyet sahipleri, hem kendi ceplerinden masrafa katlanarak hem de imkanı olan tanıdıklarını da çabaya getirerek, etraflarında bulunan yahut uzak yerlerdeki çaresizlerin yardımına koşmak üzere devreye girerlerdi.

Gaziantep’te işi-gücü bu olan bir yaşlı adamı hayal meyal hatırlıyorum.

O kadar uzağa gitmeye gerek yok, birtakım yabancı ülkelerde, son yıllarda, birtakım beşerler, kendilerinin imkanlarına sahip olmayan, çeşitli sebeplerle besin yardımına muhtaç duruma düşmüş yahut mahzurları yüzünden yerlerinden ayrılamayan öbür insanlara yardım ellerini uzatıyorlar.

‘Food bank’ uygulaması Kovid günlerinde çok yaygınlaşmıştı. Besin hususları toplanır, adresleri tespit edilmiş muhtaç şahıslara istekli gençlerle ulaştırılırdı.

Evinde pizza pişirip bekleşen muhtaçlık sahiplerine dağıtanlar bile çıkmıştı.

‘Aşevleri’ oluşturulup sıcak yiyecekler sağlayanlar da vardı. Hala de var.

Bu sonuncusu -aşevleri- bizim geleneğimizde de bulunmaz mıydı?

Peki, neden bu misyona zaten soyunanlar bizde pek çıkmıyor?

Neden bu emelle sivil toplum kuruluşları oluşturulmuyor yahut var olanlar devreye girmiyor?

“Açlık hududunun altında kalmak” yaftasının manasını anlayan yok herhalde.

İyi de, “Komşusu aç iken” diye başlayan hadis artık hutbelerde/vaazlarda tekrarlanmaz mı oldu yoksa?

AK Parti’nin prestij ettiği yorumculardan biri, “Her gün yeni artırım; pek çok kişi ‘oyumuzu keşke Kemal Kılıçdaroğlu’na verseydik’ demeye başladı” görüşünü açıklamış.

Tahmin ederim.

CHP ise ne olup bittiğinin farkında değil, onlar kendi arbedeleriyle meşgul.

Peki, AK Partililer farkında mı bu durumun?

Onlar da muhalefete bakıp, “Bunlar varken bize mevt yok” tesellisindeler.

Galiba olan yoksul fukara – garip guraba grubuna oluyor.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.